Toplumumuzdaki Çürümüşlükler
AZİZ KOYUNCU
AA
04-04-2016

Ansiklopedilerimizde ahlak aşağıda olduğu gibi tanımlanmaktadır;


Ahlak, toplumsal yaşamda, belirli kişi, grup ya da toplum için belirli zamanda ve belirli bir yerde geçerli olan (ya da geçerli olması beklenen) değer yargılarının, örf, adet, norm ve kuralların oluşturduğu bir sistem bütünüdür.


insanların toplum içindeki davranışlarını ve birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla başvurulan kurallar dizgesidir aynı zamanda.


  Tanıma bakıldığında toplum olarak ahlak konusunda artılarımız kadar olmasa da eksikliklerimizin de azımsanmayacak bir seviyede olduğu aşikardır. Toplum olarak her yüz kişiden doksan dokuzunun müsluman olduğu bir toplumda islamın ölçülerine göre istenen manasıyla ahlaklı bir toplum olma konusunda almamız gereken mesafelerin çok gerisinde olduğumuz aşikardır.


   Bu yazımda değineceğim bazı konulara bakıp ahlaki konularda ki eksikliklerimizi rahatlıkla gözlemleyebiliriz. Zihinsel engellilere, fiziksel engellilere, çevreye, kadına, yaşlılara, anne-babaya, trafikte yayalara, büyüklere, veya gayri müslimlere kaşrı davranış ve tutumlarda toplum olarak eskiye göre genel bir çürümenin olduğunu sokaklara, TV lere veya şahsi gözlemlerimizden kolayca irdeleyebiliriz.


   Gözlüklü insanların bile alay konusu olduğu, delilerin eğlence aracı olarak kullanılıp ve sokak ortasında küfürler saçtığı (sözüm delilere küfür öğretmeyi maharet sayanlaradır), yazın klimalı arabası ile sokaktan geçerken yayalara yol verme şansının verilmeyip üstelik üzerlerine kabaca korna çalındığı, fiziksel engellilerin hor görüldüğül, insanların rahat nefes alabilecegi yeşil alanlara hünharca kıyıldığı bir toplumda müslüman ahlakının yaşandığı söylenemez.!


Batı toplumlarını birçok konuda eleştirebiliriz ama bizde olmayıp, müslumanlarda olması gereken ahlaki değerleri onlarda olduğunu bizzatihi son altı senede şahsen müşahede etmişimdir.


 Söz verdikleri saat e randevu yerlerinde olması, iş saatlerindeki ve ortamlarındaki  ciddiyet, temizlik, kokmama, gülümseme (Özelikle amerikalılar) yere çöp atmama, çocukların olduğu ortamlarda sigara içmeme, zihinsel veya fiziksel engellilere karşı tutmlar, elin alemin namusuna laf atmama-bakmama, yayalara öncelik verme gibi bizde ihmal edilen konuların  bu toplumlarda olabildiğince uygulanıp yaşanması bizdeki çürümüşlüğün ne seviyede oldugunu açıkça göstermektedir.


 Yukarıda saydığım sorunların bir kısmını kanunlarla çözebiliriz ama kanunlar veya yasalardan önce bunları ahlaklı nesillere yetiştirerek daha kolay çözebiliriz, nasıl ki Hz. Ömer döneminde bir bayanın uçsuz bucaksız çöllerde güvenli bir şekilde yanlız başına seyehat ettiği gibi… Başta İslam dini olmak üzere bütün semavî dinlerin temel gayelerinden biri, insanlara güzel ahlakı öğretmektir. Peygamber efendimiz bu gerçeği “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim”(Aclunî, 1/211) manasındaki hadisleriyle ifade etmiştir.


 


Bu yazi toplam 2725 defa okunmuştur
Henüz yorum yapilmamis.
Yazarin Diger Yazilari
TAZİYE
ANKET
banner163