Şanlıurfa Emniyet Müdürü Sabri Durmuşlar ile samimi bir sohbet.
Şanlıurfa emniyeti gece devriye noktasında yeterli seviyede mi her noktaya ulaşıla biliyor mu?
Olayların sayısına göre ihtiyaca göre ekip planlaması yapıyoruz. Dolayısıyla gündüz ekip ve personel sayımsız gece sayımızdan biraz daha fazla oluyor. Çünkü özellikle toplumsal olaylar, denetimler, diğer illere takviyeler genelde gündüz oluyor. Örneğin; çevre illerde toplumsal olaylardan mesela bir miting, bir gösteri varsa takviye gönderiyoruz. Bu gibi olayların olma ihtimaline karşı hazırlıklı olmalıyız. Geceleri her bölgede gezici resmi ekiplerimiz var. Birde vatandaşların yoğun olarak bulunduğu çay bahçeleri, oturma mekânları, gezinti alanları ayrıca insanların çoğunlukla kullandığı yollar ( Haşimiye’den Abide’ye kadar olan’ bölgelerde mobil araçlı devriyelerimiz var. Bununla birlikte 4 tane polis merkezimiz var. Polis merkezleri kendi bölgelerinde yaptıkları araştırmada nerede suç daha çok işleniyor. Olay nerelerde daha yaygın gibisinden bilgileri, not olarak alıyorlar. Biz de bu bilgiler ışığında o bölgelere sivil ekiplerimizle kontrol ediyoruz.
Araç sayınız yeterli mi?
Ancak her an her bölgede ekip bulundurma imkânımız yok. Araç ihtiyacımız var. Araçlarımızın bir kısmı eski olduğundan dolayı arızalanıyor. O arızalanmadan dolayı da ekiplerimizi vatandaşın en yoğun olduğu yerde tutuyoruz ama bir ihtiyaç olduğunda o bölgeye gidip olaya, şüpheli şahsa veya araca müdahale ediyor, tekrar kendi yerine geliyor.
İlimiz çok hızlı büyüyor. Çok sayıda mahallemiz var. İmardan dolayı bazı mahalleler araçlı denetime uygun değil. Bu sebeple ekipler o tip yerlere yakın yerlerde duruyorlar ve her hangi bir olay anında duruma müdahale ediyorlar.
Ama dediğim gibi her yere müdahale etme imkânımız yok. Araçlarla ilgili bir araştırma yaptım. Yaklaşık 50’ye yakın ekonomik ömrünü tamamlamış aracımız var. Bunlarla ilgili işlemleri başlattık. Mübadele yolu ile değişimini yapacağız ve yeni araçlar alacağız. Dunları da bölgedeki devriye hizmetlerine tahsis edeceğiz. Dolayısıyla nerede ihtiyaç varsa orada olacağız.
Son günlerde meydana gelen asayiş olaylarında ne gibi bir gelişme var?
Bu işleri yapanlarda bazı noktalarda bizden ileriler. Teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar. Telefon kullanımında olsun, haberleşmede veya kapıyı açmada öyle enteresan teknikler kullanıyorlar ki bizde bazen olay sonrasında “bu da yeni bir teknik mi yeni bir grup mu geldi” diyerek onun üzerinde çalışıyoruz.
Asayiş olaylarında vatandaşlara da çok iş düşüyor. Tanımadıkları insanlara karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor. Binalarına giren kişilere dikkat etmeleri, kapılarını, pencerelerini iyi kilitlemeleri… Bu gibi hususlar önemli. Dünyanın hiçbir yerinde her tarafta polisin olması mümkün değil. Bizim kendimize düşen görevleri de var, tedbirlerde var. Bunların olması lazım.
Polisin yetkileri, olayları kontrol altına almada yeterli mi?
Yasal olarak şu an bir sorunumuz yok. Bazen uygulamada sorunlarla karşılaşıyoruz. Onları da teknikle, teçhizatla aşıyoruz. Polis arkadaşlarımız İletişimsizlik, mesleki tecrübesizlik noktasında çekingen davranabiliyorlar. Çünkü hata yaptığınızda yargılanıyorsunuz. Bu konularla ilgili meslek içi eğitim veriyoruz, polis okullarında da eğitim veriliyor. Ama biliyorsunuz “Hayat, tecrübe işi”
Gerek sürücüler gerekse yayalar açısından olayı değerlendirirsek Şanlıurfa’da kurallara uyuluyor mu?
Ortak kurallarımız nedir? Trafik kuralları, ahlak kuralları vs. bunlara uymamız gerekiyor. Trafik kurallarıyla ilgili düzenlemeler yeterli olmadığından, indirme bindirme kurallarına riayet edilmiyor. Yani yaya geçidinden geçme alışkanlığımız az olduğu gibi durakta indirme bindirme alışkanlığımızda zayıf. Vatandaşımızda biraz keyfine düşkün. Burada indir, şurada indir. Orası durakmış değilmiş fark etmez. Dolayısıyla kurallara uyma alışkanlığı bir süreç. Zamanla insanlar alışacaklar. Hem yayamız yaya geçidinden geçecek hem de sürücümüz yayaya saygılı olacak. Trafik saygı demektir. Birbirlerine tahammül etmek etmektir. Orta alanı birlikte kullanmaktır. Biz o alanları sağlayamadığımızda sıkışmalar oluyor. Batı toplumlarında bu konular halledilmiştir. Kurallar bellidir. Müeyyidesi bellidir ve o müeyyide uygulanır. Dolayısıyla ağır müeyyideyle karşı karşıya kalmamak için sürücü, yaya adımını attığı andan itibaren durur. Çünkü onun ardından gelecek olan cezayı bilir. Ve de istisnası yoktur.
Yaşamınızdaki en büyük destekçiniz kim desek?
Bizim bu yerlere gelmemizde, bu görevlerde başarılı olmamızda eşlerimizin çok büyük emeği vardır. Teşkilattaki bütün arkadaşlarımın eşleri fedakârlık yapıyorlar. Eşlerine yardımcı olmaya çalışıyorlar. Çünkü biz zor ve sıkıntılı işlerle meşgul olduğumuzdan dolayı bu zaman zaman bizim kişisel hayatımıza da tesir ediyor. Öyle olunca bunu tedavi etmek yardımcı olmak eşlere düşüyor. Onlarda bizimle beraber yaşıyorlar, sıkıntı çekiyorlar, strese giriyorlar. O nedenle teşkilattaki bütün çalışma arkadaşlarımı tebrik ediyor ve onları kutluyorum. Bu desteklerine devam etsinler. Kendilerinden onu bekliyorum.
Tabi zaman zaman ilgilenemiyoruz onlarla. Görev daha ağır basıyor. Görev olmadı mı bizde olmayız. Bulunduğumuz görev bize emanet. Devletimiz bize bu imkânları sağlamış, bu görevleri uygun görmüş. Milletimizde bizden hizmet bekliyor. Onların can ve mal güvenliği bizlerden soruluyor. Bir taraftan işimiz bir taraftan evimiz, ailemiz idare etmeye çalışıyoruz.
Hazırlayan: Mehmet Halil KÜLTÜR