İbrahim Toru ile Çok Özel

İbrahim Toru Röportaj
04-01-2014 tarihinde eklendi.
14712 kez okundu.

Haber Merkezi







" Başarımın Sırrı 5 S'de Gizlidir



 


       Şanlıurfa’nın sön dönemde yetiştirdiği ve mütevazi kişiliği ile bilinen Toru şirketler gurubu yönetim kurulu başkanı İbrahim Toru ile çok güzel bir röportaj gerçekleştirdik. İşte İbrahim Toru ile gerçekleştirdiğimiz röportaj:


     Muhabir: Sayın Toru Öncelikle Kısaca hayatınızdan Bahseder misiniz ve Ticaret hayatına nasıl başladınız?


      İbrahim Toru: 2 Mayıs 1976 yılında Şanlıurfa’da doğdum. 11 Çocuklu ailenin 2. Evladıyım. Çocuk yaşta çalışmaya başladım. Ayakkabı boyacılığı dahil birçok işte çalışarak aileme katkı sağlamaya çalıştım. Daha sonra 1992 yılında ben, abim ve Rahmetli amcam ile Japon pasajı girişinde bir dükkanda ticaret hayatına başladık. O zaman ben lise 2 ye gidiyordum. İşte ilk defa ticaret hayatına orada başladım. Amcam 1993 yılında vefat edince iş benle abime kaldı. Boyacılıktan kazandığım (Orta 3’e kadar ayakkabı boyacılığı yaptı) 11 çeyrek altın ve abimin de katkı sağladığı bir sermaye ile o günün parası ile 2524 dolar paramızı birleştirdik ve bu şekilde ticaret hayatımıza başladık. Günlük kazandığımız para ile birikim yaptık. 5500 dolarlık bir birikimimiz ve birinden gelen bir iş ortaklığı ile abimle beraber Dubai’ye gittik. Oradan ilk getirdiğimiz ürünlerden biride oyuncak oldu. İşte oyuncak ile ticari hayatımız başlamış oldu. Hayatta ki başarının sırrı 5 S formülün de saklıdır. Bunu kim yaparsa yapsın başarısız olursa karşıma gelsin neden başarısız olduğunu söyleyeyim. Bunun 1.si hangi işi yaparsa yapsın Severek yapması lazım, 2. Si Samimiyet, 3.sü Sabır, 4.sü Saygı ve 5.si deSadakattir. Ticarette de yapılması gereken 3. Unsur var, bu unsurlar içerisinde de birbirini pekiştiren yaptığın işi sevmen, 2.si, mutlaka bir hedefinin olması çünkü hedef olmasa günü birlik yaşamına devam eder, ve 3.sü risktir. Eğer siz rakipleriniz içinde adınızdan söz edilmesini istiyorsanız yeniliklere imza atmanız lazım. Tabi bunu başarmak için takım oyunu oynamanız lazım.


     Muhabir: 16 sayısının sizde özel bir yeri var mıdır?


     İbrahim Toru:  16 sayısı tarihi açıdan hayata bağlayış ve ayrılış noktasını gösteren bir nedendir. Özellikle 16 Ocak, 16 Ocak 1981 de Rahmetli dedem vefat etti. Yine 16 ve yine Ocak ayı bu defa yıl 1993, o yılda da Rahmetli amcam vefat etti. 16.8 2008’de de Rahmetli babamın ölüm yıl dönümü. Bu üç zikrettiğim kişide aynı mezarlıkta. Birde 16 Şubat tarihi ise benim kızımın doğum günü, işte 16 sayısının bende ki durumu böyle.


    Muhabir: Medya hayatına nasıl ve neden atıldınız? Niçin Kanalurfa’yı   Şanlıurfa’da açtınız ve bundan memnun musunuz?


    İbrahim Toru: Medya hayatı maalesef acı gerçeğimiz bu, bizim Doğu ve Güneydoğuda medyacılık çok zor. Ulusal kanallarda Urfa’nın çok güzel yerleri varken bu kanallar Urfa’nın hep kötü yönünden bahsediyorlardı. Ya bir terörle ilgili, ya bir aşiretlerle ilgili ya bir kızların cinayetleri ile ilgili, onlarla hep gündeme gelmiş ve korkutucu bir imaj vermiş. Bu korkutucu durumdan dolayı güzel olan şeylerde kaybolup gitmiş. Bir örnek vermek gerekirse, herkes Karadenizliyim diyebiliyor ama kimse ben Güneydoğuluyum diyemiyor. Urfa’da bile ben Urfalıyım demiyor, ben Viranşehirliyim, ben Siverekliyim, ben Harranlıyım, ben Suruçluyum diyor. Bu bizim en büyük bir eksiğimizdir ve bu kopuş ve dosta düşmana karşı dik durmadığımızın en büyük göstergesidir. İşte bu yüzden televizyona girdim ve o zaman Türkiye’nin 4.büyük ili Adana’da bile uydu dan yayın yapan televizyon yokken biz gittik Urfa’ya yakışır ve Peygamberler şehrine yakışır şekilde olması için, balıklıgöl ve tarihimizi daha güzel bir şekilde anlatmak için televizyonu kurduk.


     Muhabir:  Yani bir tepki neticesinde mi kurdunuz?


     İbrahim Toru:  Yani bir tepki sonucu oldu. Mesela daha önce televizyonda Urfa’dan bahsedilirken hemen arkadaşımızı arar ve televizyonda Urfa’nın çıktığını haber verirdik. O haz, o merak insanın kafasında kalırdı. Bende ilk bovlingi Urfa’da açarken ulusal yayın yapan TV lerin temsilcisi bazı arkadaşlar bana geldiler ve poşu giymiş iki şalvarlı kişinin bovling oynamasını çekmek istediklerini söylediler. Biz bovling’i Urfa’da kurarken bölgede tek idi, buna izin vermedik, Allah’a hamd olsun o imajı kırdık. Neden bovling derseniz, bizde gülle oynanırdı, buda onun büyüğü olduğu için o şekilde yola çıktık. Bu şekilde Türkiye’nin muhtelif yerlerine bunu kurduk ve Urfa’nın markası haline getirdik.


    Muhabir:  Kanalurfa’da başarıyı nasıl yakaladınız ve son durum nasıl?


   İbrahim Toru:   Biz 2008 yılında kanalı açarken Avrupa’da bir kiriz vardı. O günün şartlarında biz kanalı açtık. Ve hatta bizle dalga geçtiler bu oyuncakçıdır işten anlamaz bir iki aya kadar kapatır diye. Ben hep söylüyorum bir Urfalı bir Urfalıyı hafif tartar, bizim yabancılara karşı hayranlığımız büyüktür ki yabancıya karşı saygımızı, hürmetimizi daha çok gösteriyoruz. Bizim burada ki en büyük başarımız Türkiye’de Arapça, Türkçe, Kürtçe yayın yapan tek televizyon olmamızdı. Ben ilk defa Kürtçe televizyon programını (İzollu Memet) verirken o zaman sivil polisler gelir kayıt alırdı. Bu yönde Haftada 2 saat yayın hakkımız vardı oda gider noterden Türkçe çevirisini tasdik ederdik. 2009 da yasa değişikliği oldu ve sorun kalmadı ama biz bunların ilk defa yayınını yaptık. Kanalın rengini de dikkat ederseniz Şanlıurfa sporun rengi Sarı-Yeşil renginden aldık. Televizyonu Urfa’ya mal etmek içinde “Sizin Gücünüz” sloganını seçtik. Biz kim olursa olsun hak ve haklının yanındayız ve bu duruşu da daima sergiledik. Halkımızın da kanalımıza bakış açısı güzel oldu. Allah’a hamd olsun biz daima hangi fikirde olursa olsun güçlünün değil haklının yanında olduk. Bizim en büyük başarımızdan biride bu. Bölgemizde yapılan tüm anketlerde de en iyi televizyon biziz. Bu başarıda Urfalıların başarısı, bu başarı takım oyununun başarısıdır.


      Muhabir: Torutoys’un bu günkü konumu nedir. Kaç işçi çalıştırıyorsunuz ve onlarla diyalogunuz nasıldır?


      İbrahim Toru: Şimdi bizim şirketler içinde markalarımız var, özellikle toptan oyuncak kısmında Edirne’den tutun ta Doğubeyazıt’a, Hakkari’den tutun ta Çanakkale’ye kadar toptan bağımız var. Allah’a hamd olsun Türkiye’nin her yerine malımız gidiyor. 1992 yılında şirketimiz kuruldu. Kuruluşumuzun 21. Yılı, bu süreçte bir çok şeyler başardık. Logomuz gülen bir yüz, onuda benim gülen yüzümden aldılar. Bunların yanında tabiî ki diğer markalarımız var. Şu anda kendi bünyemizde çalışan sayımız 368 kişidir. Urfacity avm ile birleştirdiğimiz zaman 680, dış çalışanlar ile bu sayı 1200’e ulaşıyor. Onlarla diyalogum konusuna gelince işçilikten geldiğim için onların duygularını çok iyi biliyorum. Onlarla diyalogum çok çok güzel. İş yerinde disiplin olmazsa olmazdır fakat onlarla diyalogum hiçbir zaman asık suratlı bir patron değil de, güler yüzlü arkadaş gibi olmuştur. İş yerlerimizde bazen haftada bir bazen ayda bir toplantı yaparak durum değerlendirmesi yaparız. Bunun en büyük sebebi ise moral motivasyonu kontrol etmektir. Bir işte heyecanınız düşmüşse, haz alarak, severek yapamıyorsanız sorun vardır ve ben o sorunu güler yüzle gidermeye çalışıyorum. Mesela ben kendi iş yerimde param kadar alış veriş yapıyorum. İş içinde ki diyaloguma bir örnek; Bir gün bir müşteri benim oğlumun bir oyuncak istediğini ama parasının yetmediğini gördü. Bende oğluma paran kadar oyuncak alabilirsin dedim. Müşteri de oğluna bak bu amcanın oğlu mal sahibi olmasına rağmen oğluna parası kadar oyuncak alıyor ama sen benden alamayacağım bir şey istiyorsun dedi. Bende müşterinin çocuğuna babanı sakın üzme, mal sahibi olsak ta ancak paramız kadarını alabiliriz dedim. Burada ki amaç çocuk elindekinin kıymetini bilsin ve gücü kadar alış veriş yapmasını öğrensin. Buda benim başımdan geçen ilginç bir anıdır.


      Muhabir: Viranşehir’de herhangi bir ticari alanda yatırım yapmayı düşünüyor musunuz?


       İbrahim Toru:  Biz geçen yıl iki ilçemizi örnek gösterdik, Viranşehir ve Siverek, potansiyeli çok büyük ilçeler olarak. Ben iki defa Viranşehir’e geldim. Özellikle bovling, eğlence ve oyuncaklar ile ilgili iş yeri açmak için, yer noktasında sıkıntılar yaşadık. AVM ile ilgili bir iş yeri ile görüşmeler yaptık. Ama istediğimiz konsepte tam uygun olmadığından dolayı bir anlaşma sağlayamadık. Fakat hala bu durum fikrimizde mevcuttur. Biz şu ana kadar inşaata hiç girmedik. Urfalı olmamızdan dolayı Viranşehir ve Siverek’e de sahip çıkma babında bu yönde çalışma yapabiliriz. Eğer bir fırsat bulsak bunu değerlendirip bu iki ilçemize de hem AVM hem de inşaat yönünde yatırım yapabiliriz. Aslınsa diyalogumuzda tam olarak bu ilçeler ile istediğimiz düzeyde gelişmedi. Eğer gelişseydi o zaman oranın halkını sevindirecek bir konsept yapmayı düşünüyoruz.


      Muhabir: Ak Parti Yönetim Kurulu Basın ve Halkla İlişkiler sorumlususunuz, Partinizin İl ve İlçelerde basınla ilişkileri nasıl?


       İbrahim Toru: Basın içinden geldiğimizden dolayı basının yaşadığı sıkıntıları en iyi bilenlerden biriyim. Çünkü basın ve medya ile uğraşanlar gerçekten kamu görevi yapıyor. Halk ile yetkililer arasında köprü görevi görüyorlar. Gecesi gündüzü belli olmayan bir görev yapıyorlar. Basınımıza akıl veren çok para veren yok. Basınımız en büyük sorunu da maddiyattır. Ben göreve geldiğim gibi Urfa’da bulunan tüm basın camiasını tek tek ziyaret ettim. Onları ziyaretim esnasında gördüm ki maddi imkansızlılar içinde zor şartlarda görev yapıyorlar. Bununla birlikte bu şartlarda görevini yapmaya çalışan çok değerli arkadaşlar gördük. Bu sıkıntıların aşılması için mutlaka güç birliğine gidilmesi faydalı olacağı kanaatindeyim. İl basın kuruluşlarını ziyaretimizden sonra nasip olursa İlçelerde ki basın kuruluşlarını da ziyaret etmeyi planlıyoruz. Bu zaten partimizin programında olan bir şeydir. En kısa zamanda sizleri de ziyaret edeceğiz inşallah.


         Muhabir: Özel bir soru olacak ama Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmayı düşünüyor musunuz?


          İbrahim Toru:  Şu an halk arasında bu durum çok konuşuluyor. Bazı STK lar anket yapmış ve ismimiz özellikle Eyyubiye mahallesi başta olmak üzere çok zikredilmiş. Siyaset vebal işidir, hizmet işidir. Zaten siyasetin içindeyiz, vizyonumuz ve düşüncemiz de büyük. Eğer siz vatandaşa karşı bu görevi yerine getiremezseniz vebali çok büyüktür. Benim bir fıtratım var başarılı olabileceğim işe girerim. Eğer gözüm bir işi kesmiyorsa girmem. Eğer gireceksem yeniliklerle ilklerle adından söz ettirmeyeceksen girmem. Mesela benim bu konular ile ilgili 10 veya 12 projem var. Kim başa gelirse gelsin önemli değil, biz şahsiyetlerle uğraşmıyoruz, önemli olan yapılacak hizmetlerdir. Bu konuda Urfa’mıza faydalı olabilecek kim olursa olsun başta onu tavsiye ederiz. Herkesin nefsi nefsinden üstündür. Mesela Milletvekilliği seçimi döneminde herkesin benden bir beklentisi vardı. Ama ilk defa basın açıklaması yaparak aday olmayacağımı duyuran bendim. Çünkü kendi işimizde beyin noktasında olan bendim. Ama şu an kendimle ilgili bir karara varmış değilim. Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için henüz bir karara varmadım.


          Muhabir:  Şanlıurfa sporun PTT 1.ligde şampiyonluk durumu nedir?


          İbrahim Toru:  Futbol bir defa akla bedene ve paraya bağlıdır. Paranız varsa gidersiniz drogba’yı alırsınız. Paranız yoksa gücünüz yettiği kadar alırsınız. 2.si işi bilmek lazım, bugünkü yönetim parasal yönden, resmi ve gayri resmi yönden halkla birlikte güçlü bir yönetime sahip. Eski yönetimde bende vardım, hatırı sayılır bir başarı da elde ettik. Ama futbol ahde vefayı kabul etmeyen bir şey, adaleti olmayan bir oyun. Bir maçta yenildiğin zaman her şey unutulur gider. Bununla birlikte Şanlıurfa sporun en azından bu sene playof’a kalacağından emin olan biriyim. Eğer bu yıl olmazsa bile önümüzde ki yıl ümitliyim. Bölge açısından bakıldığı zaman şu an en iddialı konumda olan Urfa spordur.


       Muhabir: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?


        İbrahim Toru: Ben başta Memleketime, diğer ilçelere ve Urfa’ya layık olmak için çalışmalarımızın hizmetlerimize devam edeceğini söylemek isterim. Urfa’da yaşamak bir sanat, Urfalı olmak ise bir ayrıcalıktır. Devraldığımız bu bayrağı en üst seviyeye götürmek amacındayız. Bu vesile ile ben bütün Viranşehir halkına selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Birlik ve beraberlik ile aşamayacağımız engel yoktur. Yeter ki ben değil biz diyelim. Viranşehirlisiyle Severekiyle Urfalısıyla hep beraber birlik olalım. 


        Muhabir: Bize verdiğiniz röportaj için size çok teşekkür ederiz.


        İbrahim Toru:   Asıl ben teşekkür ederim, bana bu imkanı verdiğiniz için.




Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklari kanalurfa.com sitesine aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamami özel izin alınmadan kullanilamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alintilanan habere aktif link verilerek kullanilabilir.
Etiketler : İbrahim,Toru,Röportaj,
  • AHMET ÇELİK - 11/03/2015 08:49

  • Ilgili haberler
    TAZİYE
    ANKET
    banner163